22 Şubat 2011 Salı

Menier Hastalığı






Tüm hastalara geçmiş olsun.
Bütün hastalara Aşağıda bilgi aktarmış Dr Nebil Göksu nun açıklamalarını okumalarını öneriyorum.Menier hastasıyım diyen birçok hastanın menier olmadığı anlaşılıyor.Dr Nebi beyin bilgilerini aşağıya aktarıyorum lütfet okuyun
---------------
Değerli platform katılımcıları
Hepinize geçmiş olsun
Öncelikle tı alanında TERMİNOLOJİ çok önemlidir.Kural olarak bir hekim öncelikle hastalığın adını koymalıdır,bu birinci basamak.Eğer tanı kesin konursa yapılacak tedavi o zaman kolaydır. Şuna dikkatinizi çekmek isterim: VERTİGO kelimesi bir hastalık adı değildir,latince ve bir çok yabancı dilde BAŞ DÖNMESİ’nin eş anlamıdır.Bu nedenle biz hekimler semptom ve belirtilerin yabancı dildeki eşanlamlarını hastalık adı gibi kullanmamalıyız.Birçok hastam bana”vertigo hastalığım var”diye baş vurmaktadır. Oysa demin de söylediğim gibi bu baş dönmesi demektir. Meniere hastalığında iç kulak sıvı basıncında artış meydana gelmektedir,ancak bazı meslektaşlarımız buna “kristaller” oynamış diyerek yanlış tanı koymaktadır. Meniere hastalığında ataklar en az yarım-1 saat sürer,saniyelik veya günlerce süren ataklar varsa Meniere hastalığı yok demektir.Daha önce de yazdığım gibi mutlak surette işitme kaybı vardır ve tek taraflıdır. İki taraflı işitme kaybı varsa bildiğimiz anlamda klasik Meniere hastalığı değildir,klinik olarak sadece biraz benzer,aslında iki taraflı olana “sekonder hidrops” adı verilir. Meniere hastalığının kesin tanısı İŞİTME TESTİ-DENGE TESTİ-İÇ KULAK MR ile konur.
Meniere ile ilgili bazı meslektaşlarımızın uyguladığı yanlış stratejilerden biri de çeşitli gereksiz ve anlamsız gıdasal kısıtlamalardır.Örneğin kahve(cafein), son yıllarda yapılan bilimsel çalışmalarda cafein’in Meniere hastalığında iyileştirme etkisinin olduğu bile gösterilmiştir. Bu nedenle kahve ve/veya çay kısıtlaması anlamsızdır. Tuza gelince.yine bazı arkadaşlar “SIFIR TUZ” önermektedirler. oysa yetişkin bir insanın günlük 3-4 gram tuz ihtiyacı söz konusudur. Ben hastalarıma aşırı tuz tüketmemelerini öneriyorum.Sıfır tuz ASLA! Yine Meniere ile ilgili önemli bir husus(ki bu diğer tüm baş dönmeleri için de geçerlidir)hastanın kesinlikle egzersiz ve/veya aktivite yapmasıdır. Hasta ne kadar hareketsiz ve hantal ise, hastalığın iyileşmesi o ölçüde gecikir.
Meniere hastalığı temelde ilaç ile iyileştirilir,ancak bazen ilaç yetersiz kalır ve bu durumda ameliyat seçeneği ortaya çıkar. Meniere hastalığında cerrahi bir kaç yöntemle yapılır. Hastanın yaşı,işitme durumu,diğer kulağın işitme durumu, başka sağlık problemlerinin varlığı cerrahi yöntemi belirler.
Meniere hastalığının tedavisi yoktur!Meniere hastalığının cerrahisi yoktur!!kefene kadar gider! gibi bilimsel değer taşımayan bu sözler tamamen yanlıştır. Önemli olan KESİN tanı koymaktır, ve tedavi buna göre yönlendirilir
Saygılarımla
Dr.Nebil Göksu

xxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxx
Menier Hastalığı
Menier sendromu belirtileri yüz yıl evvel Prosper Meniere adında bir Fransız tarafından açıklandı. Tarif ettiği tipik belirtiler gelip giden işitme kaybı ile beraber baş dönmesi, kulak çınlaması ve etkilenmiş olan kulakta bir basınç hissi duyulmasıdır. Menier sendromu ekseriyetle önce bir kulağı etkiler ve vakaların yüzde yirmibeş ila yüzde ellisinde ilerde ikinci kulak da etkilenir. Bu hastalığın nedeni henüz bilinmiyor. Labirent denilen iç kulakta sıvı artışı görülüyor. Bu sıvı fazlası labirent zarında basınç yapar. Bu zarı bozar ve bazen de yırtar. Neticede denge ve işitme duyuları bozulur.

Belirtiler
- Şiddetli baş dönmesi ve beraberinde bulantı ve kusma
- Kulak çınlaması.
- Soğuk ve bozuk işitme.
- işitme kaybı.

Teşhis
Menier hastalığı, dönem dönem ataklarla ortaya çıkar. Bu dönemler arasında herhangi bir belirti görülmez; hastalık dönemlerinin arası birkaç saat, birkaç ay ve hatta birkaç yıl olabilir. Hastalığın ortaya çıktığı dönemler de birkaç saat, bir gün ya da daha uzun sürebilir.
Hastalık belirtileri hafif ya da ciddi olabilir. Genellikle değişen düzeylerde baş dönmesi (çoğu kez bulantı ve kusmaya neden olacak kadar şiddetlidir), kulak çınlaması ve özellikle düşük frekanslarda işitme azalması ya da kaybı görülebilir. Hastalık dönemlerindeki şikayetler giderek daha ağırlaşır.
Bu belirtilerin herhangi biri ortaya çıkarsa, gecikmeden doktorunuza başvurun. Doktorunuz çeşitli ses frekanslarında ne kadar işittiğinizi ölçmek için bir test yapacaktır. Bu test yetersiz kalırsa, teşhis koymak için başka testler de gerekebilir.
Bu tür bir testte (elektronistagmografi) kulağa sıcak ve soğuk su verilir. Bu işlem yapıldığında gözlerinizde çeşitli hareketlerin olduğunu fark edersiniz. Gözlerdeki bu hareketler değerlendirilir. Bu test farklı sıcaklıklardaki sularla tekrarlanır; her kulağın verdiği yanıt kaydedilir ve diğer kulakla ve normal yanıtlarla karşılaştırılarak iç kulağın denge işlevinin normal olup olmadığı belirlenir.
Bazı kimselerde bu arada sırada gelen krizlerdir ve esasında sadece zorluk yaratan bir durumdur. Fakat daha az sayıda da olsa bazılarında tamamen sağırlık, sık gelen ve güçsüz bırakan baş dönmesi ve bulantı yapar.

İlaçla Tedavi

Doktorunuzun baş dönmesini ve arkasından gelen bulantı ve kusmayı durdurmak için ilaç vermesi olasıdır. Diğer bir tedavi yolu da idrar sökücü ilaç alıp vücuttaki sıvı miktarını azaltmak olabilir. Kafein, alkol ve nikotini kesmek de yararlı olabilir. Şiddetli bir krizin sebep olabileceği gerginliği gidermek için sakinleştirici ilaçlar da verilebilir. ilaç tedavisinin uzun süren tedavilerde ne zaman yararlı olduğunu söylemek zordur. Çünkü Menier Sendromu hafifleyip kendi kendine ortadan kaybolabilir.

Ameliyat

ilaç tedavisi krizlerin sıklığını ve şiddetini kontrol edemezse, ameliyat gerekebilir. Ameliyatla iç kulaktaki ve zarlarındaki basınç ortadan kaldırılır. Bazen dengeyi kontrol eden sinir kesilir. Hasta kulakta çok veya tamamen işitme kaybı olduğunda ve baş dönmesi çok şiddetli ise tüm iç kulağın yok edildiği bir uygulama önerilebilir. Bu durumlarda denge sağlama görevi diğer kulağa ve adaletin kendiliğinden verdiği işaretlere (impulse) ve görme duyusuna geçer. Eğer her iki kulakta da Menier Sendromu varsa tedavi daha zordur. Ameliyat güçsüzlük
yaratan krizleni durdurabilmek için daha zayıf olan kulağa yapılır. Kulağa toksin (zararlı, zehirli madde) etkisi yapan antibiyotik stneptomisin dikkatle kontrollü miktarlarda verilebilir. Bu uygulamada iç kulağın denge sağlayan kısmı yok edilirken, işitme görevi yapan kısmı (bölümü) korunmak istenmektedir.

İÇ KULAK TANSİYONU (MENIER HASTALIĞI)

Başdönmesi, kulakta dolgunluk hissi, çınlama ve işitme kaybı ile seyreden bir hastalıktır. Bu şikayetlerden tamamı görülebileceği gibi sadece biri de görülebilir. Kontrolsüz ve tedavisiz hastalarda zamanla tüm şikayetler ortaya çıkar. Bu hastalarda yüksek ses kulakta ağrı yapabilir. Şiddetli başdönmesine bulantı ve kusma eşlik edebilir.
Daha çok genç bayanlarda görülür. İç kulak tansiyonu artmıştır. Hastalığın bilinen tansiyon hastalığı ile ilişkisi yoktur. Şikayetler nöbetler halinde gelir ve birkaç dakika-saatler, bazen günler sürer. Nöbetlerin ne sıklıkta geleceği ve ne kadar ara vereceği belli olmaz. Yıllarca ara verebilir. Her nöbet aynı şiddette olmaz. Hastalık zamanla kendiliğinden düzelebileceği gibi, şiddetli başdönmeleri dayanılmaz bir hal alabilir. Önceleri nöbet bitince düzelen işitme kaybı zamanla kalıcı hale gelir. Bazı hastalar görme kaybı ve bayılma tarif edebilirler, ancak hastalık gerçekte bu şikayetlere neden olmaz ve başka hastalıklarla karıştırmamak bakımından hastanın iyi sorgulanması gerekir. Hastalık başağrısı yapmaz. Bulantı ve şiddetli kusma yoksa halsizlik yapmaz.

İşitme testinde hastanın kaba sesleri işitmede duyarlılığının azaldığını görürüz. Kulağın denge kısmına yönelik olarak yapılan vestibüler testler normaldir. Vestibüler testler kulağa sıcak ve soğuk su verilerek içi kulağın uyarılması esasına dayanır. Uyarılan kulak normaldir.
Normal

Hidrops

Doğrudan hastalığa yönelik spesifik kesin bir tedavisi yoktur. Hastalara tuz ve yağ kısıtlaması yapılır. Fazla tuz vücutta su tutar. Suyun fazlası damar dışı dokulara, bu arada iç kulağa da geçer. Iç kulaktaki fazla su iç kulak tansiyonu yapar. Başlangıç tedavisinde sofra tuzunu kaldırmak yeterlidir. Yemekler normal tuzlu hazırlanabilir. Çay, kahve ve çikolata nöbetlerin ortaya çıkmasını tetikleyebilir. Kan akımını rahatlatıcı ilaçlar ve idrar söktürücü faydalı olabilir. Dayanılmaz başdönmesi olan hastalarda iç kulağın medikal ve cerrahi metotlarla tahrip edilmesi gerekebilir.

Bu hastalar ilginç bir şekilde psikolojik olarak hassas insanlardır. Bu hastalık hassas insanları mı bulur, yoksa hassas insanlarda bu hastalığa karşı bir tahammülsüzlük mü vardır bilinmez. Benim şahsı kanaatim ikinci hipotezdir. Bu hastalığın toplumda sanıldığından daha sık olduğunu, fakat bazılarının doktora gidecek kadar ciddiye aldığını düşünüyorum. Tabii ki kastettiğim hasta grubu şikayet derecesi düşük olanlar. Hastalık şiddetli seyrettiği zaman hasta ölüyorum zanneder. Halbuki hastalık hayatı tehdit edici değildir. Ancak hayatı tehdit eden hastalıklarla karışabilir.
Bu hastalık multipl skleroz, beyin damarlarında tıkanma, yüksek tansiyona bağlı beyinde geçici beslenmesi bozukluğu gibi hastalıklarla karışabilir. Başdönmesi ve kulak çınlaması yapan diğer kulak hastalıkları için WEB arama ypabilirsiniz.
Bu bilgilerden sonra MENİER HASTALARI,TEDAVİ OLANLAR,YARDIM İSTİYENLER Gibi başlıklarda Yorum yapan ve yaşadıklarını paylaşan hastaların görüşleri yer alacaktır Lütfen Bölümlere mesaj bırakarak diğer Menier hastalarına yardımcı olalım.
MAHMUT UÇAN (Menier Hastası)
Ayrıca prostat ve Hemeroid hastalıkları için başlık altındaki linklerden faydalanabilirsiniz.