Prostat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Prostat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Eylül 2016 Salı

Menier Hastalığı

       BU BLOGTA ARA
        Powered by         "UÇAN"
Menier Hastalığı
Teşhis(Tanı) Tedavileri Menier Resimleri Kulak Hastalıkları
Bitkisel Çözüm Tedavi Olanlar Cevap Alanlar Diğer Paylaşımlar Miğren Hastalığı
Baş Ağrısı Nedir Vertigo Hastalığı Kulak Çınlaması Prostat Hastalığı Hemoroid Hastalığı





Tüm hastalara geçmiş olsun.

Bütün hastalara Aşağıda bilgi aktarmış (Rahmetli)Dr Nebil Göksu nun açıklamalarını okumalarını öneriyorum.Menier hastasıyım diyen birçok hastanın menier olmadığı anlaşılıyor.Dr Nebi beyin bilgilerini aşağıya aktarıyorum lütfet okuyun
---------------
Değerli platform katılımcıları
Hepinize geçmiş olsun
Öncelikle tanı alanındaTERMİNOLOJİçok önemlidir.Kural olarak bir hekim öncelikle hastalığın adını koymalıdır,bu birinci basamak.Eğer tanı kesin konursa yapılacak tedavi o zaman kolaydır. Şuna dikkatinizi çekmek isterim: VERTİGO kelimesi bir hastalık adı değildir,latince ve bir çok yabancı dilde BAŞ DÖNMESİ’ nin eş anlamıdır.Bu nedenle biz hekimler semptom ve belirtilerin yabancı dildeki eşanlamlarını hastalık adı gibi kullanmamalıyız.Birçok hastam bana”vertigo hastalığım var”diye baş vurmaktadır. Oysa demin de söylediğim gibi bu baş dönmesi demektir. Meniere hastalığında iç kulak sıvı basıncında artış meydana gelmektedir,ancak bazı meslektaşlarımız buna “kristaller” oynamış diyerek yanlış tanı koymaktadır. Meniere hastalığında ataklar en az yarım-1 saat sürer,saniyelik veya günlerce süren ataklar varsa Meniere hastalığı yok demektir.Daha önce de yazdığım gibi mutlak surette işitme kaybı vardır ve tek taraflıdır. İki taraflı işitme kaybı varsa bildiğimiz anlamda klasik Meniere hastalığı değildir,klinik olarak sadece biraz benzer,aslında iki taraflı olana “sekonder hidrops” adı verilir. Meniere hastalığının kesin tanısı İŞİTME TESTİ-DENGE TESTİ-İÇ KULAK MR ile konur.
Meniere ile ilgili bazı meslektaşlarımızın uyguladığı yanlış stratejilerden biri de çeşitli gereksiz ve anlamsız gıdasal kısıtlamalardır.Örneğin kahve(cafein), son yıllarda yapılan bilimsel çalışmalarda cafein’in Meniere hastalığında iyileştirme etkisinin olduğu bile gösterilmiştir. Bu nedenle kahve ve/veya çay kısıtlaması anlamsızdır. Tuza gelince.yine bazı arkadaşlar “SIFIR TUZ”önermektedirler. oysa yetişkin bir insanın günlük 3-4 gram tuz ihtiyacı söz konusudur. Ben hastalarıma aşırı tuz tüketmemelerini öneriyorum.Sıfır tuz ASLA! Yine Meniere ile ilgili önemli bir husus(ki bu diğer tüm baş dönmeleri için de geçerlidir)hastanın kesinlikle egzersiz ve/veya aktivite yapmasıdır. Hasta ne kadar hareketsiz ve hantal ise, hastalığın iyileşmesi o ölçüde gecikir.
Meniere hastalığı temelde ilaç ile iyileştirilir,ancak bazen ilaç yetersiz kalır ve bu durumda ameliyat seçeneği ortaya çıkar. Meniere hastalığında cerrahi bir kaç yöntemle yapılır. Hastanın yaşı,işitme durumu,diğer kulağın işitme durumu, başka sağlık problemlerinin varlığı cerrahi yöntemi belirler.
Meniere hastalığının tedavisi yoktur!Meniere hastalığının cerrahisi yoktur!!kefene kadar gider! gibi bilimsel değer taşımayan bu sözler tamamen yanlıştır. Önemli olan KESİN tanı koymaktır, ve tedavi buna göre yönlendirilir.Saygılarımla
Dr.Nebil Göksu

Tabiki MENİER HASTALIĞI için bu görüş ve bilgilerden başk bilgi ve görüşlerde verdır.
MENİER HASTALIĞI
Menier sendromu belirtileri yüz yıl evvel Prosper Meniere adında bir Fransız tarafından açıklandı. Tarif ettiği tipik belirtiler gelip giden işitme kaybı ile beraber baş dönmesi, kulak çınlaması ve etkilenmiş olan kulakta bir basınç hissi duyulmasıdır. Menier sendromu ekseriyetle önce bir kulağı etkiler ve vakaların yüzde yirmibeş ila yüzde ellisinde ilerde ikinci kulak da etkilenir. Bu hastalığın nedeni henüz bilinmiyor. Labirent denilen iç kulakta sıvı artışı görülüyor. Bu sıvı fazlası labirent zarında basınç yapar. Bu zarı bozar ve bazen de yırtar. Neticede denge ve işitme duyuları bozulur.
Meniere Hastalığının Belirtileri:
En rahatsızlık veren şikayet baş dönmesidir. Episodik (tekrarlayan) rotasyonel
vertigo atakları (dairesel ya da savrulma şeklinde bir hareket), işitme kaybı
(hastalığın ileriki dönemlerinde giderek işitmenin azalır), kulakta çoğu zaman
sabit bir ses şeklinde duyulan çınlama oluşur. Ataklar süresi değişmekle
beraber yarım ile bir saat devam eder. O dönemde hastada bir panik hali,
soğuk terleme, çarpıntı, bulantı ve kusma, yattığı yerden kalkamama, başını
sabit hale getirme ihtiyacı belirir. Herhangi bir hareket yokken hastanın çevrenin döndüğü ile ilgili duyumu oluşur. Hasta uykudan baş dönmesi ile kalktığını ifade edebilir. Çınlamanın şiddetindeki artma atağın ilk belirtisi olabilir.Erken dönemde gelip geçicidir. Ancak ileri dönemde kalıcıdır. Hastaların büyük kısmı gürültüye karşı toleransını kaybetmiş haldedirler.
- Şiddetli baş dönmesi ve beraberinde bulantı ve kusma
- Kulak çınlaması.
- Soğuk ve bozuk işitme.
- işitme kaybı.
Muayenede Ne Görülür:
Meniere hastalığı olan hastaların kulak muayenesi normal görülür. Eğer hasta baş dönmesi olmayan bir dönemde muayene ediliyorsa hiç bir bulgu saptanmayabilir. Baş dönmesi atakları sırasında ise hastada görülebilecek en önemli bulgu nistagmus adı verilen istemsiz göz hareketleridir. Ayrıca baş dönmesinin getirdiği ayakta durma ve yürüme zorluğu, bulantı-kusma saptanabilir.
Teşhis
Bu hastalığın teşhisi konusundaki zorluk hastaların yaşadıklarını tam ifade edememesinden, hastalığın çok fazla varyasyonu olmasından, yapılacak olan testlerin rutin testler olmamasından kaynaklanmaktadır. Teşhis için en değerli araç hasta ile doktor arasında, semptomlar hakkında ortak bir dilin kullanılması ve çok detaylı bir hastalık hikayesi alınmasıdır. Teşhis yollarında elimizde son dönemlerde son derece komplike ancak bir o kadar da kesin neticeler veren testler bulunmaktadır. Bunların başında işitme testleri gelmektedir. Diğer
test "ecog" (elektrokokleografi) ise iç kulak sıvındaki basıncı gösterebilir. Büyük bir oranda kişinin ileride bir meniere hastası olup olamayacağı ile ilgili tahmin yapmamızı sağlar. En değerli test "eng" (elektronistagmografi) ise denge fonksiyonlarını araştırır. Karanlık bir odada ya da bir video-maske ile yapılan bir test olup, kulakların hem pozisyonel olarak hem de hava ya da sıvı ile uyarılıp gözde oluşan istemsiz hareketleri kaydetme (vestibülo-oküler refleks) prensibine dayanır. Bu test sayesinde, hastalığın değişik evrelerinde iç kulağın denge rezervleri konusunda bilgi ediniriz. Bu testler haricinde teşhis yollarında kullandığımız ancak spesifik çalışan dünyada belli merkezlerde olan teknik olanaklardan da yararlanabiliriz.
Menier hastalığı, dönem dönem ataklarla ortaya çıkar. Bu dönemler arasında herhangi bir belirti görülmez; hastalık dönemlerinin arası birkaç saat, birkaç ay ve hatta birkaç yıl olabilir. Hastalığın ortaya çıktığı dönemler de birkaç saat, bir gün ya da daha uzun sürebilir.
Hastalık belirtileri hafif ya da ciddi olabilir. Genellikle değişen düzeylerde baş dönmesi (çoğu kez bulantı ve kusmaya neden olacak kadar şiddetlidir), kulak çınlaması ve özellikle düşük frekanslarda işitme azalması ya da kaybı görülebilir. Hastalık dönemlerindeki şikayetler giderek daha ağırlaşır.
Bu belirtilerin herhangi biri ortaya çıkarsa, gecikmeden doktorunuza başvurun. Doktorunuz çeşitli ses frekanslarında ne kadar işittiğinizi ölçmek için bir test yapacaktır. Bu test yetersiz kalırsa, teşhis koymak için başka testler de gerekebilir.
Bu tür bir testte (elektronistagmografi) kulağa sıcak ve soğuk su verilir. Bu işlem yapıldığında gözlerinizde çeşitli hareketlerin olduğunu fark edersiniz. Gözlerdeki bu hareketler değerlendirilir. Bu test farklı sıcaklıklardaki sularla tekrarlanır; her kulağın verdiği yanıt kaydedilir ve diğer kulakla ve normal yanıtlarla karşılaştırılarak iç kulağın denge işlevinin normal olup olmadığı belirlenir.
Bazı kimselerde bu arada sırada gelen krizlerdir ve esasında sadece zorluk yaratan bir durumdur. Fakat daha az sayıda da olsa bazılarında tamamen sağırlık, sık gelen ve güçsüz bırakan baş dönmesi ve bulantı yapar.
Meniere Hastalığı Tanısı Nasıl Konulur?
Bir doktor ataklarınızın sıklığını, süresini, ciddiyetini ve karakterinin hikayesini değerlendirdikten sonra işitme kaybınızın süresini, değişip değişmediğini, çınlama veya dolgunluk hissinizin olup olmadığını, bunun tek veya çift taraflı olup olmadığını belirleyecektir. Size geçmişte frengi, kızamık veya diğer ciddi enfeksiyonları geçirip geçirmediğiniz, gözünüzde bir iltihap olup olmadığı, bağışıklık sisteminde bozukluk veya allerjinizin olup olmadığı veya geçmişte bir kulak ameliyatı geçirip geçirmediğiniz sorulabilir.Genel sağlığınız, şeker hastalığınız, tansiyonunuz, yüksek kolesterolünüz, guatrınızın, nörolojik veya duygusal problemlerinizin olup olmadığı da sorulabilir. Bazı durumlarda bu problemlere yönelik testler yapılabilir. Kulak ve baş boyunun diğer yapılarının fizik muayenesi ataklar haricinde normaldir.
İşitme testi olan Odiometrik muayene, etkilenen kulaktaki işitme kaybını gösterir. Etkilenen kulakta konuşma ayırt etme yeteneği (hastanın “git “ ve “bit “ gibi benzer kelimeler arasında ayırım yapamaması.) etkilenmiş olabilir.Denge fonksiyonunu değerlendirmek için ENG (elektronistagmografi) uygulanabilir. Bu karanlık bir odada yapılır. Kayıt elektrotları göze yakın yerleştirilir. Elektrodlardan çıkan kablolar kalp monitörüne benzeyen bir makineye bağlanır. Sıcak ve soğuk su, yada hava yavaşça her iki kulak kanalına uygulanır. Göz ve kulak, sinir sistemi sayesinde birlikte çalıştıkları için denge sistemi ölçümünde göz hareketlerinin ölçümü kullanılır. Hastaların yaklaşık %50 sinde etkilenen kulakta denge fonksiyonu azalmıştır.Denge sistemini değerlendirmek için rotasyon testi veya denge düzlemi gibi diğer denge testleri de uygulanabilir.
Uygulanabilecek diğer testler:Elektrokokleografi(EcoG) bazı Meniere hastalarında iç kulaktaki artmış sıvı basıncını gösterebilir. İşitsel beyin kökü cevabı(ABR)işitme siniri ve beyin yollarının bilgisayarlı testidir.
BT (bilgisayarlı tomografi ) ve MRI (manyetik rezonans görüntülemesi) işitme ve denge siniri üzerinde meydana gelen tümörü belirlemek için gerekebilir. Bu tümörler nadirdir ancak Meniere’e benzer semptomlara sebep olurlar.
Nasıl Tedavi Edilir:
Meniere hastalığının tedavisi 3 bölümde incelenir.
-Baş dönmesi ataklarının tedavisi:
-Baş dönmesinin önlenmesi:
-İlaç tedavisi:
Meniere hastalığında kişiyi etkileyen en önemli sorun baş dönmesidir. İlaç tedavisi baş dönmesini hafifletmeye ya da tamamen ortadan kaldırmaya yöneliktir.
-Diyet: Tuzu kısıtlamak biriken su yoğunluğunu azaltacağı için iç kulaktaki baskıyı azaltacağından baş dönmesini azaltmaktadır.
-Bilişsel tedavi: Bilişsel tedavi kişlerin yaşam tecrübelerini nasıl yorumladıklarına odaklanmalarını sağlayan bir konuşma terapisidir.
-Enjeksiyon: Orta kulağa antibiyotikli ilaç enjekte etmek baş dönmesini kontrol etmeyi sağlar. Ancak kıl hücrelerine zarar vermesi nedeni ile işitme kaybı riski de yüksektir. Bu nedenle her doktorun tercihi bu yöntem olmamaktadır.
-Cerrahi tedavi: Ataklar günlük işleri kısıtlıyorsa cerrahi işlem tavsiye edilebilir:
İlaçla Tedavi
Meniere hastalığı ilaç tedavisi ve belli yaşam tarzı değişiklikleri ile yaşamın sonuna kadar %90 kontrol altında tutulur. Hastalar, fiziksel ya da emosyonel stresi en az bir yaşam tarzının yanında düşük tuz diyeti ile beslenmelidirler. Hayvansal yağ içeriği az olan besinleri tüketmek, kafein, alkol ve sigara türü iç kulakta sıvı basıncını arttırdığı düşünülen içeceklerden uzak durmak gerekir. İlaç tedavisi olarak anti-vertijinöz ilaçlar, diüretikler, benzodiazepin türü ilaçlar kullanılmaktadır. Bulantı ve kusma olduğunda bunlara ait ilaçların alınması yeterli olabilir. Hastalığın cerrahi tedaviye ihtiyaç gösteren kısmı sadace %5-9 luk hasta grubunda olup, çeşitli tedavi protokoleri mevcuttur.
Meniere hastası olan kişilerin bir kısmı, atak gelmeden önce kafa basıncının artışından, çınlamanın şiddetinden, işitmedeki dalgalanmalardan krizin geleceğini hissedebilir. Ve nispeten kontrollü bir atak geçirir. Ancak geri kalan hasta grubunda vertigo (baş dönmesi) atağı ani geldiğinden, bu tür hastaların özellikle taşıt kullanmaları sakıncalıdır. Aksi taktirde kişi hem kendi, hem de diğerleri için tehlikeli ve hasar verici olabilir.
Doktorunuzun baş dönmesini ve arkasından gelen bulantı ve kusmayı durdurmak için ilaç vermesi olasıdır. Diğer bir tedavi yolu da idrar sökücü ilaç alıp vücuttaki sıvı miktarını azaltmak olabilir. Kafein, alkol ve nikotini kesmek de yararlı olabilir. Şiddetli bir krizin sebep olabileceği gerginliği gidermek için sakinleştirici ilaçlar da verilebilir. ilaç tedavisinin uzun süren tedavilerde ne zaman yararlı olduğunu söylemek zordur. Çünkü Menier Sendromu hafifleyip kendi kendine ortadan kaybolabilir.
İLAÇLAR
Betaserc=24mg//Vastarel=35mg//Notropil=800mg
Ameliyat
İlaç tedavisi krizlerin sıklığını ve şiddetini kontrol edemezse, ameliyat gerekebilir. Ameliyatla iç kulaktaki ve zarlarındaki basınç ortadan kaldırılır. Bazen dengeyi kontrol eden sinir kesilir. Hasta kulakta çok veya tamamen işitme kaybı olduğunda ve baş dönmesi çok şiddetli ise tüm iç kulağın yok edildiği bir uygulama önerilebilir. Bu durumlarda denge sağlama görevi diğer kulağa ve adaletin kendiliğinden verdiği işaretlere (impulse) ve görme duyusuna geçer. Eğer her iki kulakta da Menier Sendromu varsa tedavi daha zordur. Ameliyat güçsüzlük
yaratan krizleni durdurabilmek için daha zayıf olan kulağa yapılır. Kulağa toksin (zararlı, zehirli madde) etkisi yapan antibiyotik stneptomisin dikkatle kontrollü miktarlarda verilebilir. Bu uygulamada iç kulağın denge sağlayan kısmı yok edilirken, işitme görevi yapan kısmı (bölümü) korunmak istenmektedir.
Cerrahi yöntemler şunlardır.
1-İç Kulaktaki Basıncı Azaltmak: İç kulaktaki sıvıların bulunduğu endolenfatik kese adı verilen bölümü başka boşluklara bağlayarak basıncı azaltmak. Bu yöntemde işitme korunmuş olur.
2- Denge Sinirinin Kesilmesi: Vestibüler sinir adı verilen bu sinir kesilerek baş dönmesi duyusu yok edilmişl olur. İşitme fonksiyonu yine korunur.
3- Labirentektomi: İç kulağın tamamen ortadan kaldırılmasıdır. İşitme fonksiyonu da kaybolur.
Doktor Hangi Tedavileri Önerecektir?
Diet Ve Tedavi:
Az tuzlu diyet ve bir diüretik (suyu vücuttan atılımını sağlayan ilaç ) Meniere hastalarında atak sıklığını azaltabilir. Diüretikten tam verim alabilmek için tuzu kısıtlamanız ve ilacınızı belirtildiği şekilde düzenli almanız çok önemlidir.
Yaşam Biçimi:
Kafein, sigara ve alkolden uzak durun! Düzenli uyuyun ve iyi beslenin. Fiziksel olarak aktif olun ama gereksiz yorgunluklardan kaçının. Meniere hastalığında stres, baş dönmesi ve kulak çınlamasına sebep olabilir. Stres den uzak durun.
Önlemler:
Eğer uyarmaksızın baş dönmeniz olursa, araç kullanmayın çünkü araç kontrolündeki başarısızlığınız, siz ve diğerleri için tehlikeli olabilir. Güvenlik için yüzmeden, merdivenlerden, yapı iskelelerinden vazgeçmeniz gerekebilir.
Cerrahi Ne Zaman Tavsiye Edilir?
Eğer baş dönmesi atakları konservatif çözümlerle kontrol edilemiyorsa ve ataklar günlük işleri kısıtlıyorsa aşağıdaki cerrahi işlemlerden biri tavsiye edilebilir:
1)-Endolenfatik şant(iç kulak sıvısının boşaltılması) veya dekompresyon (basıncın azaltılması) işlemi işitmeyi koruyan bir kulak ameliyatıdır. Vakaların 1/2-1/3’ünde baş dönmesi ataklarının kontrolu sağlanır. Ancak hiç bir hastada bu kontrol kalıcı değildir. Diğer işlemlere kıyasla daha kısa sürer.
2)- Vestibüler nörektomi denge sinirinin iç kulağı terkedip beyine girdiği yerde kesilmesi işlemidir. Baş dönmesi atakların büyük bir kısmı bu ameliyatla tedavi edilebilir ve vakaların çoğunda işitme korunulur.
3)- Labirentektomi ve işitme sinirinin kesilmesi: Bir tarafın iç kulağndaki işitme ve denge mekanizmalarının harap edilmesidir. Meniere hastasının etkilenmiş olduğu kulağı çok az duyuyorsa bu yöntem tercih edilebilir. Genellikle baş dönmesi atakları kontrol altına alınır.
Diğer ameliyatlar ve tedaviler de bazı durumlarda tavsiye edilebilir. Cerrahi tedavi gerekli görülüyorsa, cerrahınızla riskleri ve kazanacaklarınızı tartışmalısınız. Her ne kadar Meniere hastalığının tedavisi yoksa da hemen hemen her vakada baş dönmesi kontrol altına alınabilir. Alternatif Tedavi: Uzmanlar; akupunktur, akupressur, Tai Chi gibi yöntemler ve Ginkgo Biloba, Niasin, zencefil kökü içeren bitkisel takviyeler gibi alternatif tedaviler üzerinde çalışsalar da, bu yöntemlerin hastalığa iyi geldiğini kanıtlanamamıştır. Bu tür tedavileri denediyseniz, doktorunuzu konu hakkında bilgilendiriniz, aksi halde doktorunuz tarafından uygulanacak tedavilerin etkinliği azabilir.
Araştırmacılar, 10 Meniere hastasından 6'sının kendi kendine iyileşebileceğini ya da baş dönmelerini; diyet, ilaç ve cihazlarla kontrol altında tutabildiğini belirtiyor. Buna rağmen küçük bir grup, sadece cerrahi müdahaleyle iyileşebilme şansına sahip olabiliyor.
Meniere Hastalığında Cerrahi Tedavi Nasıldır?
Diğer tedavilerin başarılı olmadığı ve şiddetli baş dönmesinin bulunduğu, günlük yaşam kalitesini ciddi şekilde bozulduğu durumlarda ameliyatlar yapılabilir.
Cerrahi tedavide, var olan işitmeyi korumak önemlidir. Ne tip bir ameliyat yapılacağına işitme kaybının seviyesi de dikkate alınarak karar verilir. Operasyondan sonra baş dönmesinde sıklıkla düzelme sağlanır ancak işitme, biraz daha iyi olabileceği gibi aynı kalabilir veya nadiren daha kötü olabilir. Çınlama ve uğultuda da fazla düzelme olmaz ama en azından kötü gidişin önüne geçilebilir.
Endolenfatik sak ameliyatları: İç kulaktaki belli bir bölgenin açılması ile basıncın düşürülmesi operasyonudur. Riskleri az olan ameliyatlardır. İşitmeyi bozmaz, ancak baş dönmesi atakları yaklaşık olarak hastaların yarısında kontrol altına alınabilir.
Denge sinirinin kesilmesi ameliyatları: Daha büyük ve riskli ameliyatlardır. Vestibüer Nörektomi denilen iç kulaktan ya da beyin kenarından girilerek, denge siniri iç kulağı terk ettiği yerde kesilebilir. Bu operasyonda baş dönmesi atakları büyük ölçüde giderilir.
İç kulağın tahrip edilmesi ameliyatları: Bu operasyon kişide zaten hastalıktan dolayı işitme tama yakın azalmışsa ve diğer kulak işitmesi iyiyse yapılır. İşitme tümüyle kaybedilir ancak baş dönmesi ataklarının kontrolünde başarı oranı yüksektir.
Menier Hastalığına İyi Gelen Bitkisel Tedaviler(Tıkla)
1-Bir tutam kurutulmuş çiğdem çiçeği kaynatılır, soğuduktan sonra süzülür ağrıyan kulağa 2-3 damla damlatılır.
2-Menekşe kökü kaynatılır ılıtılıp süzülür ağrıyan kulağa 2-3 damla damlatılır.
3-Pırasa sıcak küle gömülerek pişirilir. Pişirilen pırasanın suyu sıkılır ağrıyan kulağa damlatılır.
4-Bir miktar taze ısırgan yaprağı yıkanır, nemli halde mikserden geçirilir, bir tülbentin içinde lapa halde ağrıyan kulağın arkasına tampon yapılır.
5-Küçük bir baş soğan soyulur ve mikserden geçirilir. Elde edilen sudan 3 damla kadar pamuğa damlatılır. Kulağın içine tampon yapılır.
6-Siyah turp soyulur, mikserden geçirilir ve tülbentte sıkılır. Elde edilen sudan 2-3 damla ağrıyan kulağa damlatılır.
7-Öksürük otu yıkanır, mikserden geçirilir ve tülbette sıkılarak elde edilen sudan 2-3 damla ağrıyan kulağa damlatılır.
8-Bir diş sarmısak ezilir tülbentte sıkılır elde edilen sudan 2-3 damla ağrıyan kulağa damlatılır.
9-Bir elma mikserden geçirilir tülbentte sıkılır elde edilen sudan 2-3 damla ağrıyan kulağa damlatılır.
10-Yeteri kadar nane yıkanır, nemli halde mikserden geçirilir, Tülbentte sıkılır elde edilen sudan 2-3 damla ağrıyan kulağa damlatılır.
11-Bir çay kaşığı sirke ile yarım çay kaşığı gül yağı karıştırılıp ağrıyan kulağa 2-3 damla damlatılır.
12-Ağrıyan kulağın içine, 1 damla (asla fazla değil) çiğ soğan suyunu damlatın. Ya da kulak temizleme çubuğunun ucundaki pamuğa soğan suyu damlatarak kulağınızın içine sürün. 2 dakika içinde kulak ağrısı geçecektir.
13-Bir litre suyun içine iki çorba kaşığı kişniş katılıp kaynatıldıktan sonra süzülerek bir çay fincanı içilir.
14-Bir fincan kaynar suyun içine bir çay kaşığı civanperçemi katılıp demlenmesi için kısa bir süre bekletildikten sonra içilir.
15-Bir fincan kaynar suyun içine bir çay kaşığı anason katılıp demlenmesi için kısa bir süre bekletildikten sonra içilir.
16-Dövülerek toz haline getirilmiş olan bir çay kaşığı çörek otu bir tatlı kaşığı süzme bal ile karıştırılıp yutulur.
İÇ KULAK TANSİYONU (MENIER HASTALIĞI)
Başdönmesi, kulakta dolgunluk hissi, çınlama ve işitme kaybı ile seyreden bir hastalıktır. Bu şikayetlerden tamamı görülebileceği gibi sadece biri de görülebilir. Kontrolsüz ve tedavisiz hastalarda zamanla tüm şikayetler ortaya çıkar. Bu hastalarda yüksek ses kulakta ağrı yapabilir. Şiddetli başdönmesine bulantı ve kusma eşlik edebilir.
Daha çok genç bayanlarda görülür. İç kulak tansiyonu artmıştır. Hastalığın bilinen tansiyon hastalığı ile ilişkisi yoktur. Şikayetler nöbetler halinde gelir ve birkaç dakika-saatler, bazen günler sürer. Nöbetlerin ne sıklıkta geleceği ve ne kadar ara vereceği belli olmaz. Yıllarca ara verebilir. Her nöbet aynı şiddette olmaz. Hastalık zamanla kendiliğinden düzelebileceği gibi, şiddetli başdönmeleri dayanılmaz bir hal alabilir. Önceleri nöbet bitince düzelen işitme kaybı zamanla kalıcı hale gelir. Bazı hastalar görme kaybı ve bayılma tarif edebilirler, ancak hastalık gerçekte bu şikayetlere neden olmaz ve başka hastalıklarla karıştırmamak bakımından hastanın iyi sorgulanması gerekir. Hastalık başağrısı yapmaz. Bulantı ve şiddetli kusma yoksa halsizlik yapmaz.
İşitme testinde hastanın kaba sesleri işitmede duyarlılığının azaldığını görürüz. Kulağın denge kısmına yönelik olarak yapılan vestibüler testler normaldir. Vestibüler testler kulağa sıcak ve soğuk su verilerek içi kulağın uyarılması esasına dayanır. Uyarılan kulak normaldir.
Normal...........................................Hidrops

Doğrudan hastalığa yönelik spesifik kesin bir tedavisi yoktur. Hastalara tuz ve yağ kısıtlaması yapılır. Fazla tuz vücutta su tutar. Suyun fazlası damar dışı dokulara, bu arada iç kulağa da geçer. Iç kulaktaki fazla su iç kulak tansiyonu yapar. Başlangıç tedavisinde sofra tuzunu kaldırmak yeterlidir. Yemekler normal tuzlu hazırlanabilir. Çay, kahve ve çikolata nöbetlerin ortaya çıkmasını tetikleyebilir. Kan akımını rahatlatıcı ilaçlar ve idrar söktürücü faydalı olabilir. Dayanılmaz başdönmesi olan hastalarda iç kulağın medikal ve cerrahi metotlarla tahrip edilmesi gerekebilir.
Bu hastalar ilginç bir şekilde psikolojik olarak hassas insanlardır. Bu hastalık hassas insanları mı bulur, yoksa hassas insanlarda bu hastalığa karşı bir tahammülsüzlük mü vardır bilinmez. Benim şahsı kanaatim ikinci hipotezdir. Bu hastalığın toplumda sanıldığından daha sık olduğunu, fakat bazılarının doktora gidecek kadar ciddiye aldığını düşünüyorum. Tabii ki kastettiğim hasta grubu şikayet derecesi düşük olanlar. Hastalık şiddetli seyrettiği zaman hasta ölüyorum zanneder. Halbuki hastalık hayatı tehdit edici değildir. Ancak hayatı tehdit eden hastalıklarla karışabilir.
Bu hastalık multipl skleroz, beyin damarlarında tıkanma, yüksek tansiyona bağlı beyinde geçici beslenmesi bozukluğu gibi hastalıklarla karışabilir. Başdönmesi ve kulak çınlaması yapan diğer kulak hastalıkları için WEB arama ypabilirsiniz.
Bu bilgilerden sonra MENİER HASTALARI,TEDAVİ OLANLAR,YARDIM İSTİYENLER Gibi başlıklarda Yorum yapan ve yaşadıklarını paylaşan hastaların görüşleri yer alacaktır Lütfen Bölümlere mesaj bırakarak diğer Menier hastalarına yardımcı olalım.
MAHMUT UÇAN (Menier Hastası)
Ayrıca prostat ve Hemeroid hastalıkları için başlık altındaki linklerden faydalanabilirsiniz.
UÇAN Blogları

Prostat'a Bitkisel Çözüm 3

PROSTAT HAKKINDA
Prostat Hastalığı
Teşhis(Tanı) Tedavileri Prostat Resimleri Tedavi Olanlar Menier Hastalığı
Prostat Ameliyatı Bitkisel Çözüm Prostat Kanseri Nedir Nasıl Tedavi Edilir Cevap Alanlar
Baş Ağrısı Nedir Kulak Hastalıkları Vertigo Hastalığı Miğren Hastalığı Hemoroid Hastalığı
Rçete: * 500 gram brokoli, * 8 diş sarımsak, * 2 adet soğan, * 3 yemek kaşığı domates rendesi, 3 adet defne yaprağı, * 2 adet kabuk tarçın, * 1 adet kabuğu soyulmuş kare doğranmış limon, * 1 adet havuç, * tuz, şeker. Yapılışı: İncecik doğranmış soğan, sarımsak ve havuca baharatlar ilave edilip iki üç tur sotelenir. Üzerine mevsim domatesinden elde edilmiş domates rendesi ve brokoliler eklenir. 4-5 tur sote yapılarak üzerini örtecek kadar su, tuz ve şeker ayarlanır. 25-30 dakika pişirilip soğuk servis yapılır. Ahmet Maranki bu yemeğin prostat hastaları için çok faydalı olduğunu söylüyor.
– 4 su bardağı suya 6 adet taze mısır eklenir ve iyice karıştırın. Kaynatılır ve 10 dakika kadar demlenmesi beklenir. Süzüldükten sonra içilebilir. Etkili sonuçlar için bu mısır püskülü çayından her gün yaklaşık 3 fincan içmek gerekir.Hazır olarak temin edilebilecek mısır püskülü özü de kullanılabilir. 15 damla mısır püskülü özü 1 bardak suya eklenir ve iyice karıştırılır. Bu karışımdan her gün 1 bardak tüketilmesi gerekir.
Reçete:Bitkisel Yağlar:Keten tohumu yağı, ceviz yağı ve kanola yağı gibi bitkisel yağların prostat sağlığını koruyucu etkisi vardır. Ayrıca bu tür yağlar içeriğinde barındırdıkları vitaminler sayesinde genel sağlık durumunu da olumlu yönde etkiler.
Rçete: Likopen:Domates ve domates ürünlerinde bulunan “likopen” prostat hastalıklarına karşı koruma sağlar. Johns Hopkins Üniversitesi’nde yapılan bir araştırmaya göre domates, domates salçası, domates sosu, ketçap ve diğer domates ürünlerini daha çok tüketenlerin prostat kanserine yakalanma riskini azalttığı tespit edilmiştir.
Rçete: Sarımsak ve brokoli kürü: Bir litre suyun içine ayıklanmış 20-25 diş sarımsağı koyun. İçine küçük doğranmış brokoliyi ilave edin. Bunu ortalama yarım saat kadar orta ateşin üzerinde kaynatın. Bunu daha sonra süzerek soğutun. İçine herhangi bir tatlı madde ilave etmeden için. İdrar söktürücü olarak ta kullanılan bu kür, prostat bitkisel tedavi için faydalıdır.
Rçete: Sarı kantaron kürü: Üç litre suyun içine yarım kilo kuru sarı kantaronu bir saat kadar kısık ateşte kaynatmalısınız. Kaynayınca hemen altını kapatın ve soğumasını bekleyin. Daha sonra kapalı bir kavanozun içinde buzdolabında saklayın. Her gün sabahları ve akşamları bir bardak bu karışımdan için. İçine yine şeker gibi tatlandırıcıları koymayın. Prostat nedeniyle oluşan şikayetleriniz böylece azalacaktır.
Rçete: Kereviz kürü: Bir litre suya 10 gram kereviz yaprağı, 10 gramda hazenbel ilave edin. Bunu 10 dakika kadar kaynatın. Daha sonra 25-30 dakika kadar demlendirin. Kavanozun içine koyarak ağzı kapalı olarak muhafaza ettiğiniz karışımdan sabah ve akşam tok olarak birer su bardağı içebilirsiniz. Prostat bitkisel tedavi seçeneği olarak bu kürü bir ay süreyle uygulayabilirsiniz.
Rçete: Propolis ekstraktı arı sütü, polen vs satıcılarında bulunan bir besin maddesidir. Genellikle anal fitil olarak kullanılmaktadır. Diğer yandan kabak çekirdeği, temini kolay ve ülkemizde bol miktarda yetişen bir kuruyemiş türüdür. Ezilmiş 20 gram kabak çekirdeğini bir bardak suya döküyoruz ve yarım saat kadar demlemeye bırakıyoruz. Bu karışımı yemeklerden önce günde üçte bardak 3 kez tüketmeliyiz. Prostata iyi gelen sarımsak tentürü aşağıdaki gibi hazırlanabilir: 500 ml kaynar su içerisine 5 adet sarımsak ezilmiş olarak dökülür ve içerisine az bir miktar karanfil dökmek ilave edilir. Karışım 12 saat kadar bekletilir ve 2-3 hafta boyunca 50 ml sabah ve akşam içilir.
Rçete: Ceviz:
Ceviz, Prostat Kanserinden Koruyor.Ceviz yenmeye devam edildiğinde tümörlerin azaldığı ve küçüldüğü görülüyor.
Rçeteler:
* On beş gram mahlep birer bardak su ile yutulmalı.
* Nohut kaynatılır,suyu birer bardak içilir.
* Kereviz suyu günde üç defa birer bardak olmak üzere içilir.
* Nane kaynatılıp suyu birer bardak içilir.
* Acı kavun kökü kaynatılır,bir kaşık bal ile tatlandırılıp birer bardak içilir.
* Anason kaynatılıp içilmeli.
* On gram hazembel aç karnına bir bardak kereviz suyu ile birlikte içilirse prostatı eritir. Bu bitkisel tedaviyi uygulamaya devam edilmelidir.
* Hazenbel,kereviz ayrı ayrı kaynatılıp bir defada her ikisinden de ayrı ayrı içilecektir ve bu ilaç bir ay içilmeye devam edilecektir. On beş gün veya bir haftada prostatı eritecek böylece şifaya kavuşturacaktır.
* Onar gram ayrık kökü,maydanoz ve papatya kaynatılıp , birer bardak içilmelidir.
* İki yüz ellişer gram arpa ve nohut kaynatılıp günde 3 defa birer su bardağı içilmelidir.
* 10 gr hazenbel, 10 gr kereviz yaprağı ya da tohumu ayrı ayrı birer litre su ile 10 dakika kaynatılır. 30 dakika demlendirilerek, sabah akşam tok karnına birer su bardağı ayrı ayrı içilir. Bu terkiplerin içilmesine Bir ay süre iledevam edilmelidir.
* 250 gr Brokoli bir litre su ile 4 dakika kaynatılır. Günde bir kaç bardak içilir.
* 8 litre kaynar suyun içine 500 gr sarı kantaron konularak 40 dakika kaynatıldıktan sonra süzülür. Buzdolabında saklanan karışımdan sabah, öğle, akşam yemeklerden 1 saat önce 1er bardak içilir.
* At kestanesi, tam açılmamış servi kozalağı, mazı yaprağı, ardıç tohumu, ökse yaprağı, ayrık kökü ve maydanoz gibi bitkilerin çayları günde 3-4 bardak içilir.
* Kenevir, kereviz tohumu ile birlikte kaynatıldıktan sonra balla tatlandırılarak macun yapılıp yemeye devam edilir.
* Isırgan otu prostat büyümesinden kaynaklanan idrar zorluğunu rahatlatır.
* Bir su bardağı kaynar suya, 10 gr funda konulur. 10 dakika bekletildikten sonra günde 2-3 bardak içilir.
* Maydanoz kaynatılarak suyundan günde 3 su bardağı içilir.
* Prostat iltihabı için her gece 1 litre suda 1-2 soğan sabaha kadar bekletilerek, sabahları aç karna içilir.
Rçete: Sebzeler ve Meyveler:Sebze ve meyveler vücudu doğal olarak enfeksiyon hastalıklarına karşı koruyarak vücudun daha dirençli olmasını sağlar. Sebze ve meyveler bu özelliklerinden dolayı prostat iltihabına karşı tüketilmelidir.
Rçete: Prostat Büyümesi İçin Bitkiler : Maydanoz, Nohut, Arpa unu, Papatya, Ayrık otu, Bal
Hazırlanış Şekli - Kurutulmuş maydanoz, haşlanmış nohut suyunda demlendikten sonra süzülür. Süzülerek elde edilen karışım, tatlandırılmadan ve tedavi süresince günde üç fincan içilir.
- Arpa unu, melhem kıvamına gelinceye kadar bal ile yoğrulur. Hazırlanan macundan nohut iriliğinde haplar yapılır. Hazırlanan bu haplar, tatlandırılmış papatya şerbetiyle günde üç-beş tane yutulur. - Kurutulmuş ayrık kökü, dövülerek ezilir. Hazırlanan toz beş dakika süreyle suda kaynatılır. Süzülerek elde edi­len sıvıya, şerbet kıvamına gelinceye kadar bal ilave edilerek karıştırılır. Hazırlanan bu şuruptan, yemeklerden sonra bir fincan içilir.
Rçete: Prostat kanserinden korunmak için yapılabilecek bazı tedbirler bulunmaktadır. Tabi ki aşağıda sıralanan tedbirleri hastalığa yakalandıktan sonra değil, önce almak önemlidir. Bu tedbirleri tüm erkekler için araştırdık. Bunlar aşağıdaki gibi sıralanmıştır.
-Az yağlı gıdalarla besleniniz. Margarin kullanmayınız. -Daha az kırmızı et tüketiniz. Daha çok tahıl, sebze, baklagil ve meyve tüketiniz. -Alkolü bırakın. Tatlıyı en aza indirgeyin.
-Vitamin ve mineral bakımından zengin gıdalar beslenin.
-Mutlaka günlük hayatınızda spora yer ayırın.
-Uzmanlar tarafından domates, karpuz, kırmızı greyfurt, yeşil çay, brokoli, Brüksel lahanası, lahana, çilek, böğürtlen, maydanoz, kuş üzümü, soğan, karnabahar, şalgam, nar suyu, avokado, sarımsak prostat kanserine karşı koruyucu besinler olarak tavsiye edilmektedir. Özellikle domatesin içinde yer alan likopenin prostat kanserine karşı koruduğu ispatlandı.
-Aşırı kalsiyum alımından sakının.
-E vitamini içeren kabuklu kuruyemişler tüketin. (kabak çekirdeği)
-Gündüz suyunuzu içiniz. Lakin yatmaya yakın sulu gıdalar tüketmeyiniz.
-Vücut ağırlığınızı koruyunuz. Sigara ve tütün kullanmayınız.
Rçete: 50 gr hazan bel kökü, 50 gr yakı otu, 50 gr brokoli, 50 gr kereviz tohumu, 50 gr ısırgan tohumu, 25 gr kiraz sapı, 25 gr mısır püskülü, 50 gr maydanoz ve 25 gr keten tohumu.
Karışımın Hazırlanışı: Bitkiler toz haline getirildikten sonra hepsi birbirine karıştırılır iyice harman yapılır bu karışımı macun haline getirebiliriz. Macun halinde kullanımda bal kullanılması gerekmektedir kullanımı daha rahat olur aynı zamanda balın vücutta yayılımı daha kolaydır ancak bunu şeker hastaları için kesinlikle önermiyoruz.
Hazırlamış olduğumuz toz karışımını yaklaşık 1 kg çiçek balı ve 1 kg keçiboynuzu pekmezinin içerisine döküp iyice tahta kaşıkla karıştırıyoruz. (tahta kaşık olmasının sebebi ise metal kaşık balın özelliğini bozar) Karışımımız kullanıma hazır her sabah, öğle ve akşam aç karnına 1 er tatlı kaşığı yenilecek. Bütün bitkiler toz haline getirildikten sonra birbirine iyice karışması için harman yapılır. Sabah, öğle ve akşam olmak üzere günde 3 defa 1 su bardağı kaynamış suyun içerisine 1 tatlı kaşığı karışımdan atılır ve 5 dakika demlenmesi beklenir. Demlendikten sonra süzülerek aç karnına içilmesi tavsiye edilir.
Rçete: Selenyum:
Selenyum düzeyi yüksek olan erkeklerde prostat kanseri riskinin %50 oranında azaldığı Johns Hopkins Üniversitesi’nde yapılan bir araştırmanın sonucunda yer almıştır. Yaşla birlikte azalan selenyum miktarı selenyum içeren gıdaların tüketimi ile arttırılabilir.
-- Meyve, -- Sebze, -- Deniz ürünleri, -- Yumurta, -- Sarımsak gibi besinlerde Selenyum bulunur.
Rçete: Çinko:
Hücre fonksiyonları için gerekli bir mineral olan çinkonun prostat hastalığı olanlar tarafından daha çok tüketilmesi gerekebilir. Prostat kanserinin erken evrelerinde ve prostat kanserinden korunmak için çinko bakımından zengin olan
-- kabuklu deniz hayvanları, -- Süt, -- Fındık ve Ceviz -- Baklagilleri gibi besinlerde Çinko bulunur.
Rçete: Karpuz çekirdeği:
Yazın en sevilen meyvesi karpuz çekirdeği çayı prostat sorunlarının çözümünde yardımcıdır. İki dilim karpuzu yerken çekirdeklerini ayırın Bir su bardağının içine bir parmak kalınlığında olacak şekilde çekirdek doldurun. Üzerine su koyun. İkisini kısık ateşte kaynatın ve oda sıcaklığına gelene kadar bekletin. On gün bir bardak için.
Rçete: Meyveler:
Meyvelerden aldığınız vitamin ve mineraller bağışıklık sistemini güçlendirir, sindirime katkıda bulunur, saç, cilt sağlığını korur ve iştahı azaltıp kilo kontrolü sağlar.
Antioksidanlar açısından en zengin meyveler
Çilek, Kiraz, Portakal, Greyfurt, Mango, Papaya, Kivi, Erik, Üzüm Kavun, Karpuz
Rçete: Sebzeler:
Yeşil yapraklı sebzeler, brokoli ve yeşilbiber besin değeri en yüksek, düşük kalorili sebzeler arasında yer almaktadır.
Antioksidan özellikli diğer sebzeler
Kırmızı dolmalık biber, Ispanak, Lahana, Brüksel lahanası, Havuç, Kış kabağı, Tatlı patates
Rçete: * 1 bardak kaynar suya bir tutam ısırgan otu yaprağı atılır ve 10 dakika demlenmeye bırakılır. Bu çaydan günde 2 bardak içilmesi tavsiye olunur. * Maydanoz kaynatılıp günde 3 bardak içilmesi önerilir. * Geceden 1 litre suda bekletilen 2 soğanın suyundan sabahları aç karnına 1 bardak içilmelidir. * Hergün bir avuç kabak çekirdeği yenmesi faydalı olur. * 10 gram hazanfel, 10 gram kereviz yaprağı ya da tohumu ayrı ayrı 1 litre suda 10 dakika kaynatılır. 30 dakika demlenip, sabah akşam tok karnına birer su bardağı ayrı ayrı içilir. bu terkibin içilmesine 1 ay devam edilmelidir. * 250 gram brokoli bitkisi 1 kilo suda 4 dakika kaynatılır. Günde bir kaç bardak içilir. * 8 litre kaynar su içerisine 500 gram sarı kantaron konur. 40 dakika kaynatılığ süzülür. Dolapta muhafaza edilen karışımdan, sabah, öğle, akşam yemeklerinden 1 saat önce 1′ er bardak içilir. * At kestanesi, tam açılmamış servi kozalağı, mazı yaprağı, ardıç tohumu, ökse yaprağı, ayrık otu ve maydonoz gibi bitkilerin çayları günde 3-4 bardak içilir. * Kocayemiş yaprağı, funda yaprağı, mazı yaprağı az miktarda ardıç tohumu karıştırılıp çay gibi demlenir. Günde 3-4 bardak içilir. * Kenevir, kereviz tohumuyla beraber kaynatılıp balla tatlandırılarak macun yapılıp yenir. * 1 bardak kaynar suya, 20 gram funda konur. 10 dakika bekletilip günde 2-3 kez içilir.
Rçete: zeytinyağlı brokoli prostata iyi gelir • yarım kilo brokoli, • 8 diş sarımsak, • 2 tane soğan, • 3 çorba kaşığı domates rendesi, • 3 tane defne yaprağı, • 2 tane kabuk tarçın, • 1 tane kabuğu soyulmuş kare doğranmış limon, • 1 tane havuç, • şeker ve tuz
1
2
3
UÇAN Blogları

Prostat'a Bitkisel Çözüm 2

PROSTAT HAKKINDA
Prostat Hastalığı
Teşhis(Tanı) Tedavileri Prostat Resimleri Tedavi Olanlar Menier Hastalığı
Prostat Ameliyatı Bitkisel Çözüm Prostat Kanseri Nedir Nasıl Tedavi Edilir Cevap Alanlar
Baş Ağrısı Nedir Kulak Hastalıkları Vertigo Hastalığı Miğren Hastalığı Hemoroid Hastalığı
İlacın Adı:ELMA SİRKESİ
Tedavi:– 2 yemek kaşığı ham, filtre uygulanmamış elma sirkesi ve 1 çorba kaşığı bal 1 bardak sıcak suyun içinde karıştırılır. Etkili sonuçlara ulaşabilmek için bu karışımdan her gün iki kez içilmelidir. – 1 su bardağı elma sirkesi, su dolu bir küvetin içine eklenir ve ardından en az 10 dakika, en fazla 30 dakika boyunca bu karışımın içinde yatılır. Haftada birkaç kez bu yatıştırıcı banyo yönteminin uygulanması prostat tedavisi için de oldukça önemlidir.
İlacın Adı:MEYAN KÖKÜ
Tedavi:Meyan kökü testosteronun dönüşmesini engelleyen iki bileşik içerir. Fakat uzun zaman yüksek dozlarda kullanmak baş ağrısı uyuşukluk su tutulması aşırı potasyum kaybı ve yüksek tansiyona neden olabilir. Bir yıl boyunca her gün iki tane (60-125 gr) meyan kökünden yapılmış şeker yiyenlerde sorun çıktığı raporlar edildi. Ben denediğimde hiçbir yan etkiyle karşılaşmadım. Fakat bitkilerden yararlanmayı düşünüyorsanız bir semptoma karşı tetikte olun ve eğer en ufak bir belirti görürseniz meyan kökü kullanımını derhal kesin.
İlacın Adı:BAL KABAĞI
Tedavi:Erişkinlik döneminde her gün bir avuç kabak çekirdeği yenilmesi önerilir. Kabak çekirdeğinin içerdiği yağ güçlü bir diüretiktir; testosteronun dönüşmesini engelleyen ‘cucurbitacin’ adlı bir bileşik içerir. Yarım bardak kabak çekirdeğinde 8 mg kadar çinko vardır. Ve çinkonun prostatı küçülttüğü ispatlanmıştır. Doğal şifacı Dr. Joseph Pizzorno ve Michael Murray prostat tedavisi için her gün 60 mg çinko alınmasını öneriyor. Kabak çekirdeği güçlü amino asitler olan alanin glisin ve glutamik asit bakımından da zengin bir kaynaktır. Benzer amino asitleri içeren başka tohumlar da vardır. Bizon kabağı çekirdeği yer fıstığı ve susam glisin; badem akceviz ve yer fıstığı glutamik asit bakımından zengindir.
İlacın Adı:KESTANE
Tedavi:Olgun kestanenin kahve renkli kabuğunu çıkarın ve küçük parçalara ayırın. 2 yemek kaşığı kabuğun üzerine 500 ml henüz kaynamış su koyun ve bir geceliğine termosta bekletin. Sonra buhar üzerinde birkaç dakika bekletin. Süzün ve buzdolabında bekletin. Günde 3 kere 30 damla için. Çayın hepsi bitene kadar tedaviye devam edin. Sonra 1 aylık tedaviye ara verin ve tedaviyi tekrarlayın. Bu tedaviyi toplamda 3 kere tekrarlamanız iyileşmek için yeterli olacaktır.
İlacın Adı:OMAGA3
Tedavi:Omega 3 yağ asitleri, prostat kanserinin büyümesini engelleyen bir diğer besindir. Bu besinin alınması için bol bol keten tohumu tüketilmesi önerilir. Aynı zamanda omega 3 yağ asidi içeren yağlı balıklar da tüketilebilir. Bu maddelerin düzenli tüketimi, prostat kanserinin etkisini azaltmaktadır. – Balık yağı takviyeleri de alınabilir. Bu takviyeler de omega 3 yağ asitleri açısından zengindir.
İlacın Adı:YEŞİL ÇAY
Tedavi:Yeşil çay prostat kanserinden kurtulma süresine yardımcı olan bir diğer çözümdür. – Yeşil çay, kanser hücrelerinin büyümesini ve çoğalmasını engeller. Polifenoller diye bilinen bir aktif madde içerir. Polifenoller ayrıca var olan kanser hücrelerini öldürmeye yardımcı olur.
İlacın Adı:SOYA
Tedavi:Soya içeren gıdalar testosteron salgılanmasını sağlayan phytoestrogens isimli bir aktif madde içerir. Bu madde prostat bezinde kan akışını kısıtlar ve böylece kanserli hücrelerin büyümesini engeller.Soya ürünleri bol bol tüketilmelidir.
İlacın Adı:DOMATES
Tedavi:Domates, güçlü bir antioksidandır aynı zamanda likopen olarak bilinen aktif bir madde içerir. Bu madde, kanserin oluşumunu ve yayılmasını önlemeye yardımcı olur. – Çiğ domates yemek ya da işlenmiş domates içeren besinler tüketmek prostat kanserini önlemeye yardımcı olabilir.
İlacın Adı:SOĞAN
Tedavi:Bir buçuk su bardağı suyu kaynatarak, kabuklarını soyup dörde böldüğünüz orta boy soğanı bu suyun içine atınız. Ağzını kaparatak beş dk daha kısık ateşte kaynattıktan sonra ocaktan alarak ılımaya bırakınız. Ilındıktan sonra süzerek, günde iki defa olacak şekilde 15 gün boyunca aç karına içiniz. Öğleden önce ve sonra veya akşam yemeğinden önce ve gece yatmadan önce olacak şekilde içebilirsiniz. Kahverengi kabuğu olan yemeklik soğan kullanılmalıdır.
İlacın Adı:BROKOLİ
Tedavi:Brokoli bağışıklık sistemini güçlendirmekte ve içerdiği pseudoantibiyotik özellikli etkin maddelerle prostatitis' e karşı etkin rol oynamaktadır. En az 250 gram Brokoliyi 1 litre suda ağzı kapalı olarak hafif ateşte 5-6 dakika pişiriniz. Suyunu ılttıktan veya soğuttuktan sonra,yarısını sabah diğer yarısını da akşam yemeğinden 20 dakika önce aç karına içiniz. Brokoli suyunu çtikten sonra 20 dakika su hariç hiç bir şey yemeyiniz ve içmeyiniz. Pişirdiğiniz brokoliyi de öğleyin yemeğinizin yanında salata olarak yeyiniz. Bu işlem 21 defa uygulanacak ve Brokoli suyu hergün taze olarak hazırlanacaktır. Yani bu küre 21 gün devam edilecektir.
1
2
3
UÇAN Blogları

Prostat'Bitkisel Çözüm 1

PROSTAT HAKKINDA
Prostat Hastalığı
Teşhis(Tanı) Tedavileri Prostat Resimleri Tedavi Olanlar Menier Hastalığı
Prostat Ameliyatı Bitkisel Çözüm Prostat Kanseri Nedir Nasıl Tedavi Edilir Cevap Alanlar
Baş Ağrısı Nedir Kulak Hastalıkları Vertigo Hastalığı Miğren Hastalığı Hemoroid Hastalığı
İlacın Adı:ZENCEFİL
Tedavi:Zencefil güçlü bir bitkidir ve kökleri antimikrobiyal ve anti-enflamatuar özellikler içerir. Düzenli olarak tüketildiğinde kanserli hücrelerin yayılmasını engeller. Prostat kanserinde de kullanılmaktadır. – Zencefil kemoterapi gören hastalara tavsiye edilmektedir. Bu bitki özellikle kusma ve mide bulantısı gibi kemoterapinin yan etkilerini azaltmaya yardımcı olmaktadır. Zencefil çayının yanı sıra biraz zencefil ve bal da karıştırılarak tüketilebilir.
İlacın Adı:MAYDANOZ VE TOHUMU
Tedavi:Çayın tarifi: maydanoz tohumlarını toz şeklinde öğütün. 4 tatlı kaşığı maydanoz tohumu tozunun üzerine bir su bardağı henüz kaynamış su koyun ve termosta 15 dakika demleyin. Soğuduktan sonra süzün. Günde 4-5 kere 1 yemek kaşı için.Maydanoz kaynatılıp günde 3 bardak içilmesi önerilir.
İlacın Adı:AT KESTANESİ
Tedavi:At kestanesi, tam açılmamış servi kozalağı, mazı yaprağı, ardıç tohumu, ökse yaprağı, ayrık otu ve maydonoz gibi bitkilerin çayları günde 3-4 bardak içilir.
İlacın Adı:ISIRGAN
Tedavi:Isırgan otu kökü (Urtica dioica ve Urtica urens) kullanılarak hazırlanan çay, idrarı tam boşaltamama nedeniyle görülen sık tuvalete çıkmayı azalttığını belirtiyorlar.– 1 fincan sıcak suya 1 çay kaşığı kurutulmuş ısırgan yaprakları eklenir. Yaklaşık 10 dakika kadar bu yapraklar demlenir ve sonra süzülür. Bu çayın her gün 2 ya da 3 kez tüketilmesi önerilir. – Alternatif olarak, doğrudan ısırgan otu da tüketilebilir. Önerilen miktar günde 300 mg tüketilmesidir. Ancak vücut üzerindeki etkileri göz önünde bulundurulursa doktora danışarak doz miktarının (günlük tüketim miktarının) ayarlanması şarttır.- Kurutulmuş maydanoz, haşlanmış nohut suyunda demlendikten sonra süzülür. Süzülerek elde edilen karışım, tatlandırılmadan ve tedavi süresince günde üç fincan içilir. - Arpa unu, melhem kıvamına gelinceye kadar bal ile yoğrulur. Hazırlanan macundan nohut iriliğinde haplar yapılır. Hazırlanan bu haplar, tatlandırılmış papatya şerbetiyle günde üç-beş tane yutulur. - Kurutulmuş ayrık kökü, dövülerek ezilir. Hazırlanan toz beş dakika süreyle suda kaynatılır. Süzülerek elde edi­len sıvıya, şerbet kıvamına gelinceye kadar bal ilave edilerek karıştırılır. Hazırlanan bu şuruptan, yemeklerden sonra bir fincan içilir.
İlacın Adı:ÇÖREK OTU
Tedavi:Günde 15 gr çörekotu 2 veya 3 defada öğütülerek bekletmeden aç karnına yenir. Öğütülmüş çörekotu 2 yemek kaşığı çorba ile veya rendelenmiş elma ile karıştırılarak yenebilir. Şeker hastası olmayanlar, pratik olması açısından 1 haftalık çörekotu kullanım miktarını öğütüp bekletmeden tahin ve pekmeze ( 100 gr çörekotu, 150 gr pekmez, 250 gr tahin) karıştırıp aç karnına 1 yemek kaşığı karışımdan yiyebilirler. Tedaviye şikayetler azalana kadar devam edilir, sürekli olarak kullanılması tercih edilmelidir, sarımsakla birlikte yendiğinde bağışıklık sistemini dengeleyerek iltihaplanmanın oluşmasını da ( Prostatit) önler. Sarımsak her defasında 1 diş ( 1 gr) olmak üzere günde 3-4 diş yenir, uygulamaya 2-3 ay devam edilir. Sarımsak havanda dövüldükten sonra, havanda 4-5 dakika bekletilir, yemeğe veya yoğurda katılarak ana öğünlerde yenir. Not: Hazır öğütülmüş olarak satılan çörekotu kesinlikle yenmemelidir, çok zararlıdır.
İlacın Adı:KABAK ÇEKİRDEĞİ
Tedavi:Kabak Çekirdeği idrar akışına yardımcı olan ve aynı zamanda idrar söktürücü özellikler gösteren besin maddelerinden bir tanesidir. Özellikle çinko minerali açısından zengin olması idrar yolu enfeksiyonlarının önlenmesi açısından son derece önemlidir. Ayrıca, tohum olarak prostatı iyileşmeye teşvik eden omega-3 yağ asitlerini içerir. – En iyi ve basit yolu tohumları doğrudan hazırlanan yemeklerin içine eklemektir. 1 gün için 1 avuç tohum tüketimi yeterli olacaktır.
İlacın Adı:KIRMIZI YONCA
Tedavi:Pek çok sağlık sorunu için geleneksel olarak kullanılan kırmızı yonca çayının, prostat büyümesini durdurduğu ve prostat kanseri de dahil olmak üzere çeşitli kanser türlerine iyi geldiği yönünde bazı araştırmalar bulunmaktadır.Soya fasulyesinde de bulunan bir protein türü olan “izoflavon” içeren kırmızı yonca, idrar akışına katkıda bulunarak, prostat büyümesi nedeniyle görülen rahatsızlıkları önemli oranda azaltabilir.
İlacın Adı:CÜCE PALMİYE(Saw Palmetto)
Tedavi:Amerika Birleşik Devletlerinde, prostat büyümesine karşı en çok kullanılan bitki olan saw palmetto’nun özellikle başlangıç aşamasındaki prostat büyümesine iyi geldiği belirtiliyor. Geceleri sık sık tuvalete çıkmak başta olmak üzere büyüyen prostatın diğer belirtilerine de iyi geldiği söylenen saw palmetto ABD Ulusal Sağlık Enstitüleri’nin (U.S. National Institutes of Health) hazırladığı, prostat büyümesi tedavisinde kullanılan bitkiler listesinde “A sınıfı bitkiler” kategorisinde yer alıyor.
İlacın Adı:YAKI OTU
Tedavi:Ülkemizde “Tanrı’nın Eczanesinden Sağlık” kitabıyla bilinen Alman bitki uzmanı Maria Treben, yakıotu’nun (Epilobium parviflorum) prostat büyümesine iyi geldiğini ve bu bölgede meydana gelen enfeksiyonları önlediğini belirtiyor.
İlacın Adı:ÇİM POLENİ
Tedavi:Sonuçları “British Journal of Urology”de yayınlanan bilimsel çalışmaya göre, çim poleni olarak bilinen “secale cereale” prostatı küçülttüğü ve gece tuvalete çıkma sıklığını düşürdüğü söyleniyor.
İlacın Adı:MISIR PÜSKÜLÜ
Tedavi:Mısır püskülü da prostat büyümesi belirtileri ile mücadele etmek için son derece etkilidir. İçerisindeki bileşenler ile doğal bir idrar söktürücü olarak çalışır. Buna ek olarak, pelvik kaslarının rahat bir şekilde kasılmasını sağlayarak kişinin daha kolay idrara çıkmasını sağlar. İdrar yollarında rahatlama sağlar ve yanma hissi büyük ölçüde azalır.
1
2
3
UÇAN Blogları

Prostat Resimleri

PROSTAT HAKKINDA
Prostat Hastalığı
Teşhis(Tanı) Tedavileri Prostat Resimleri Tedavi Olanlar Menier Hastalığı
Prostat Ameliyatı Bitkisel Çözüm Prostat Kanseri Nedir Nasıl Tedavi Edilir Cevap Alanlar
Baş Ağrısı Nedir Kulak Hastalıkları Vertigo Hastalığı Miğren Hastalığı Hemoroid Hastalığı
UÇAN Blogları